Anlamsız bir yokuşun hemen ardında sizi bekleyen manzaranın her defasında sizinle konuştuğunu bilir misiniz? Öyle ki bu manzara hadsizce sizi kasvetine çeker, aydınlığına çeker; karanlığında kaybolmanıza, ışığında ise
Zamanın tanımlanabilirliği, daha doğru ifade ile duyumsanabilirliği, insanoğlunun varolma adına yaptığı her iz parçasında kendini göstermektedir. Tabii bunu okuma uğraşı ise, deneyimler bütününün fikre dönüşme anlarından oluşan ve
Filmografisinde Gladyatör, Marslı, Gucci Ailesi, Cennetin Krallığı gibi yapıtlar bulunan ve bu yapıtlarla sinema algısallığımda bir fikre dönüşen Ridley Scot, bu defa eleştirel anlamda kalemimi sallayabileceğim bir eseri
Haber bülteni diye ifade edince zihninizde neler canlanıyor? Günlük hayatımızın bu kadar içeriğinde olup, aynı zamanda tam olarak nerede konumlandığını bilmediğimiz bir saat dilimini, nasıl tanımlayabiliriz? Kimilerince sıkıcı
Tanımlanabilirliğin kolay ve bir o kadar da zor olduğu yaşam denilen bu paradoksal sekansta, bir ortaklığı duyumsamaya hazır mısınız? Hepimizin bir an veya daha fazlasında Richard Hell olduğumuzu
Asmanın damarlarında saklı olan bir zaman yolculuğuna başlıyorum. Önce şarabı içselleştirip, akabinde kokluyor ve yudumluyorum. Şarabın içsel ışıkla aydınlanan görünümünde, bir yaşanmışlığı duyumsuyorum. O bağ bahçesinde rüzgarı hissediyor,
Seyahat kavramı bugün kurumsallaştığı halinden çok daha bağımsız bir halde, insanlığın varoluşuna dair ilk izlerden bugüne kadar anlamsal bir dönüşüm geçirmiştir. Bölgesel değişimler, göç etme zorunluluğu, besin arayışları,
Grizzly Man (2005)(IMDB: 7,8) Amatör boz ayı uzmanı ve doğa eylemcisi Timothy Treadwell, kız arkadaşı ile birlikte Alaska’daki bir ulusal parkta ayıların arasında ve herhangi bir korunmadan yoksun
Her mahalle için haftanın bir günü özellikle önemlidir çünkü o gün semt pazarının kurulduğu gündür. Pazarın varlığını her hafta farklı şekillerde hissederiz; sabah işe giderken, okuldan dönerken ellerinde
Ankara’da yürürken parklardaki su birikintileri hiç gözünüze takıldı mı? İçinizden Ankara’da deniz olmamasından kaynaklandığını söyleyenleri duyar gibiyim ama işin aslı bu yapay birikintilerin herhangi bir doğal su birikintisiyle




